Yazı Hakkında

Başlık:Yanıt ve Yanıtı…
Kaynak:Cumhuriyet Gazetesi (s.3)
Tarih:20 Aralık 1996, Cuma

Yazı

HAFTAYA BAKIŞ

AHMET TANER KIŞLALI

Yanıt ve Yanıtı…

Sayın Bedri Baykam parti meclisi üyesi olduğu CHP’yi ve genel başkanını savunmak için uzun bir mektup yollamış. Şöyle diyor:

“Sizin CHP’nin, yani Atatürk’ün partisinin iyiliğini istediğinizden hiç şüphem yok. Arada sütunlarınızda getirdiğiniz eleştirilerde de esas hedefinizin CHP’ye zarar vermek değil, CHP’nin Atatürkçü yörüngeden çıkmasını engellemek olduğuna eminim.”

Ve ekliyor:

“Yalnız şu var ki bir kitle partisinin içinde örgütün şu ya da bu kademesinde, partinin genel söylemi dışında laflar eden kişiler olabilir. Bu partinin çizgisini değiştirmez. Yanlış, hatalı sesler çıkaran şu ya da bu komisyon üyesinin varlığı, genel başkanın, parti meclisinin ve grubun ağırlığı karşısında bir hiçtir. Grup veya parti meclisinde de hiç kimse Altıok’un ikisini atalım veya Kürtçülük yapalım diye bir mücadele vermemektedir.”

Sayın Baykam geçmişte Mehmet Altan’ın “uyumsuz” bir danışmanlık yapmış olmasının.. ya da Ercan Karakaş’ın ‘iki ok atalım’ demiş olmasının.. partinin kimliğine “katiyetle” fatura edilemeyeceğini savunuyor. Sonra da genel başkanının gençlik kurultayındaki konuşmasından bölümler veriyor:

“… Yurttaşlık bilinci içinde Alevilik, Sünnilik ayrımı var mı? ‘Sen Kürtsün, Arapsın, Gürcüsün’ var mı?.. Tarihimize inançla sahip çıkmamız gerekiyor. Cumhuriyetin, laikliğin yeniden kazanılması gerekiyor. Atatürk’ün değerinin yeniden sahiplenilmesi gerekiyor..”

★★★

Yanlışı savunmak o kadar zor ki!

Biri çıkacak, Cumhuriyet gazetesinin “Kemalizm ile sosyal demokrasinin bağlantısını nasıl kuruyorsunuz” sorusuna şu yanıtı verecek: “Geçmişe bakarak gelecek kurulamaz!” Altıok’tan üçünün atılmasını her fırsatta savunacak; bu yolda İstanbul İl Örgütü’nden geçmişte karar çıkaracak… SHP-CHP birleşmesi sırasında, partinin adının ve ambleminin değişmesini önerecek… Atatürk’ü “yirminci yüzyılın en buyuk dahisi” ilan eden, Balkan ülkeleri bilim adamlarının oluşturduğu derneğin Türkiye’de yapılan toplantısına -ilgili bakan olduğu halde- sırtını çevirecek…

Sen göreve gelir gelmez, O’nu alıp partinin vitrinine yerleştireceksin!

Biri çıkacak Atatürk’e “deccal” diyen Said-i Nursi’nın kitaplarının okunması için gazetelere ilanlar verecek… Bakanlığında numaracı cumhuriyetçileri baş köşeye oturtacak. Onlar her Allah’ın günü Atatürk’e sövecek, bakan adına katıldıkları toplantılarda Atatürk’ü “faşist”likle suçlayacak; bakan adına kabul ettikleri ADD Genel Merkez heyetine “Bırakın Atatürk’ü, o bitti artık” diyecek…

Sen göreve gelir gelmez, o birisini alıp yeniden aynı bakanlığın başına getireceksin!

CHP’nin genel başkanlığı koltuğuna ilk oturduğunda.. daha sonra Cem Boyner’in sağ kolu olanlarla.. bugün Milliyet gazetesindeki köşesinde Kemalistlere hakaretler yağdıranlarla, yola çıkacaksın!

“Türk kadını olmak başka bir şey, Kürt kadını olmak başka bir şey.. Ben Kürtsem bunun ne zararı var? Ben nasıl Türk sayılırım? Ben Türkiye vatandaşıyım. Yarın ne olacağı belli mi? Atatürk özgürdür, ne söylerse söyler. Ama Türk kimliği için bir başka kimliği yok sayamaz! Hem dünyada artık çok şeyler değişti. Atatürk’ü aşmamız lazım.. ”

Bunları, CHP Ankara Kadın Kolu Başkanı, partisini temsil ettiği bir toplantıda söyleyecek… CHP Ankara il Örgütü, bildiriden “Türk kadını” sözü çıkarılmadığı için toplantıdan çekilecek…

Susacaksın!

CHP Ankara İl Örgütü, 1 Mayıs’ta Kürtçe pankart ile yürüyecek…

Susacaksın!

Ve sonra CHP’nin artık “Atatürk’ün partisi” sayılmamasına hayret edeceksin. Küçüldüğü için ilgi odağı olmaktan çıkmış bir partinin bir toplantısında yaptığın bir konuşma ile tüm bu geçmişi
unutturabileceğini sanacaksın..

Tansu Çiller bile zaman zaman söylemiyor mu benzer lafları?

Ne demiş bilge kişi, “Ainesi iştir kişinin lafa bakılmaz!”

★★★

Saygın Kemalistlerden birisini bana, birisini de Hıncal Uluç’a aracı yaparak bu gerçekleri yok etmeye olanak var mı?

Bir siyasal parti tutarlı olmazsa inandırıcı olamaz. İnandırıcı olamayınca da oy alamaz!

Sayın Deniz Baykal, eğer Ankara ili kadın kolu başkanını, olayın ortaya çıkışının ertesi günü görevden alsaydı.. küçük hesaplardan kurtulup da o yürekliliği gösterseydi.. partisi adına en büyük propagandayı yapmış olurdu.

Kamuoyu yoklamalarında, “hiçbir parti” diyenlerin oranı yüzde 40’ı aşmış durumda. Kemalizme ödünsüz sahip çıkacak bir parti arayışı, hiçbir zaman bu kadar yoğun olmamıştı.

Ama Atatürk’ün partisinin son genel başkanı, “aile partisi” modelini siyasal partiler tarihine geçirmekle meşgul.. Şimdiki CHP ise tarihsel kimliğini yitirmiş…

Onları savunma telaşında olanlar da ağaçlara bakmaktan ormanı göremiyorlar..

Orijinal Görsel

Yorum ekle

Yorum yaz

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: