Yazı Hakkında

Başlık:Yanlış Hesap!
Kaynak:Cumhuriyet Gazetesi (s.3)
Tarih: 24 Eylül 1999, Cuma

Yazı

HAFTAYA BAKIŞ

AHMET TANER KIŞLALI

Yanlış Hesap!

Maç önemli. Dakikalar ilerliyor. Ama Hasan bir rezalet.

Ayağındaki topları kaptırıyor. Verdiği paslar karşı takıma gidiyor. Kasıtlı ve aşırı sert fauller yapıyor. Hakemle dalaşıyor. Kırmızı kart görmesi işten
değil.

Seyirciler çılgına dönmüş:

– Hasan dışarı!.. Hasan dışarı!..

Ama Hasan’ın teknik direktöründe hareket yok.
Devre arasında görüşünü soran gazetecilere gürlüyor:

– Biz Hasan’ın arkasındayız.. Seyirci istedi diye
oyuncu değiştirmeyiz…

Sağcı basının önemli kalemler bir yorum yapmışlardı. Zaman zaman da yineliyorlar:

– Devlet Bahçeli isteseydi başbakan olabilirdi.
Ama acele etmemeyi tercih etti. Kendini kabul
ettire ettire gelmek istiyor…

Kime kabul ettirmek?

Kendi tabanı zaten kabul ediyor. Önemli olan kamuoyunun genelinde güven yaratabilmektir.

Sayın Bahçeli’nin MHP’si, hükümetin ikinci büyük kanadı. Üç önemli olayda üç sınav verdi.

Af Yasası’nda “çete”lere sahip çıktı. Deprem
sonrasında deprem yaratan ırkçı ve gafçı Sağlık
Bakanı’na sahip çıktı. Ve yüzyılın belki de en büyük doğal afetinden sonra “olağanüstü hal” ilan edilmesine karşı çıktı.

Üç olayda da adeta kamuoyuna meydan okudu.

Niçin?

Güçlü görünmek ve “militan” tabanını memnun
etmek için!..

Sili’de Allende’yi iktidara militanlar getirmemişti, ama yıkılışında milltanların sivrilikleri çok rol oynadı. Türkiye’de Erbakan’ı iktidara militanlar getirmedi, ama yıkılışını militanlarının sivrilikleri sağladı.

Erbakan çizgisini birinci parti yapan “ılımlı” oylardı. Ama partinin yerel ve genel düzeydeki iktidarı bu gerçeği unuttu. Ilımlılardan çok sivrileri
memnun etmeye çalıştı ve sadece iktidarı değil,
aynı zamanda seçimleri de kaybetti.

MHP’nin çekirdek oyları taş çatlasa yüzde 8 dolayındadır.

Tıpkı RP gibi, MHP’yi de onlar büyütmedi. Onlara eklenen “ılımlı sağ” oylar büyüttü.

Ne dün RP’nin bağnaz dinci oylarının gidebileceği bir yer vardı, ne de bugün MHP’nin bağnaz ırkçı oylarının gidebileceği bir yer var. Bağnazların
başka seçenekleri yok, ama ılımlıların seçenekleri çok…

Keskin sirkelere sevimli görünmeye çalışmak
yanlış seçim!

Demokrasilerde gücün yanlışta direnmekle, perde arkasında eleştirdiklerini perde önünde savunmakla oluşacağını sanmak da yanlış mantık!

★★★

– Seyirci istedi diye futbolcumu değiştirmem!

– Basın istedi diye bakanımı değiştirmem!..

– Kamuoyu istedi diye af yanlışından geri dönmem!..

Önemli olan kimin istediği mi? Yoksa istenilen
şeyin doğru ya da yanlış olduğu mu?

İyi teknik direktör, daha seyirciden tepki gelmeden “yanlış” oyuncuyu değiştirendir. İyi devlet adamı, daha basının ve kamuoyunun tepkisi büyümeden yanlışı düzeltendir.

En kötüsü ise, tepkiler ayyuka çıktıktan sonra bile, “bile bile” yanlışta direnendir. Kötü önder, diktatörlükteki güç gösterisinin, demokraside güçsüzlüğe giden yolu açtığını göremeyendir.

Sokaktaki insan yanlışta direnene güvenmez…
Yanlışını görüp düzeltene güvenir!

Orijinal Görsel

Yorum ekle

Yorum yaz

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: