Yazı Hakkında

Başlık:Yasını Yaşamak!..
Kaynak:Cumhuriyet Gazetesi (s.3)
Tarih:21 Mayıs 1999, Cuma

Yazı

HAFTAYA BAKIŞ

AHMET TANER KIŞLALI

Yasını Yaşamak!..

İki MHP var.

Birincisi geçmişinden kopamıyor.

Çatlı’lara, Kırcı’lara hâlâ sahip çıkıyor.. “Susurluk ovası, ülkücü yuvası” diye haykırıyor.. “Türkçe ezan ” isteyenleri partiden kovuyor.. MHP hükümette yer almazsa “Sokağa bile çıkamazsınız” diye tehdit ediyor..
Gençleri hep bir ağızdan “Ya Allah Bismillah Allahuekber” diye
bağırıyor..

“2 bin 600 okul müdürümüz DSP iktidarınca görevden alındı ”
diyor.. (Devlet içinde nasıl bir kadrolaşma yaptıklarını gizlemek gereğini bile duymuyor!)

Okullarda “türban”ı savunuyor..

İmam okullarına sahip çıkıyor..

Siyasal cinayet zanlılarını, eski suçluları milletvekili yapıyor..

Ve üstüne basa basa vurguluyor. “Biz değişmedik.’”..

Bu, yüzde 8’lik “ülkücü camiamın MHP”sidir.

★★★

İkinci MHP, orta sağdaki boşluğu doldurmaya aday..

Özeleştiri yapıyor.. Ülkücü mafyaya bulaşmış olanları dışlamaya
özen gösteriyor.. “Kavgadan değil uzlaşmadan yana” olduğunu
savunuyor. Irkçı milliyetçiliğe karşı, Atatürk milliyetçiliğinden yana
bir görünüm vermeye çalışıyor.

Dünyadaki ve Türkiye’deki değişimin ayrımında.

Ve FP’den çok farklı olarak..

Devletle, devletin temel kurallarıyla çatışmasının söz konusu bile olamayacağı anlamına gelen tutumlar sergiliyor..

Birinci MHP barajın altındaydı.

İkinci MHP sağın en büyük partisi.

Ama son günlerde ikisi birbirine öylesine karıştı ki.. Herkes birbirine soruyor.

– MHP değişti mi, değişmedi mi? Gerçek MHP acaba hangisi?

★ ★★

12 Eylül döneminde, Türkeş yargı önünde haklı bir tepkisini dile getirmişti:

“- Fikirlerimiz iktidarda, ama biz içerdeyiz!..”

“Türk-İslam” sentezini 12 Eylül yönetimi “resmi ideoloji” yaptı.
Atatürk’ün kurumları teker teker kapatılırken, Ata’nın mirası bile
sentezcilere teslim edildi, özellikle Milli Eğitim’e ve bir ölçüde de
İçişlerine sentez çiler egemen oldular..

Ve giderek “Türk” geriye itilirken “İslam” öne geçti.

Kurt gibi ulumanın yerini “tekbir” sesleri aldı. Türkçeye sahip
çıkması gerekenler Arapçaya sahip çıkmaya başladılar. Milliyetçilik şeriatçılığın gölgesine sığındı.

Eski MHP’li gençler Türkçü idi.. Oysa bugünün
MHP’li gençliği, Türkçü olmaktan çok dinci görüntü veriyor.

Bugünün MHP’si 12 Eylülün ürünü.

Ama bugünün devleti 12 Eylülün devleti değil!..

Ruhsal tedavilerde “yasını yaşamak” diye bir kavram vardır.

Çok sevdiğiniz birini yitirdiğinizde, yeterince ağlamamışsanız,
acınızı gönlünüzce dışa vurmamışsanız.. bu ilerde sorun yaratır.
Ruhsal bunalımınız ya çok uzun sürer ya da hiç kurtulamazsınız.

Yaşanmamış “yas”, hiç ummadığınız bir anda sizi tökezletebilir.

Tedavide son çare ise  sizi ilk güne döndürmektir.. Yeterince
yaşanmamış olan yası, size yeni baştan yaşatmaktır.

Ecevit acaba pişmiş aşa su mu kattı?

Yoksa zafer sarhoşluğu içindeki MHP’yi bir iç hesaplaşmaya
peşin peşin mi zorlamak istedi?..
“Yaşanmamış yası” tam da köprüyü geçerken yeniden yaşatmak
zorunluluğu olmasın diye!..

MHP şimdi bir geçiş sürecinde. Geçiş süreçleri ise hep sancılıdır.

Türkeş “Biz içerdeyiz, ama fikirlerimiz iktidarda” demişti. Oysa şimdi eski arkadaşları iktidara yakın, ama düşünceler devlete
uzak!

Köprülerin altından çok sular geçti!.

Orijinal Görsel

Yorum ekle

Yorum yaz

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: