Yazı Hakkında

Başlık:Yeni Parti?
Kaynak:Cumhuriyet Gazetesi (s.3)
Tarih:18 Eylül 1996, Çarşamba

Yazı

HAFTAYA BAKIŞ

AHMET TANER KIŞLALI

Yeni Parti?

Bir partinin yaptığını haklı kılan nedir?

Toplumda farklı bir kesimi, dolayısıyla farklı bir düşünceyi temsil etmek.

Ama çağdaş toplumda farklı kesimler çok. Her farklılığı bir parti ile temsil etmek çıkar yol değil. Güçsüzlük ve siyasal çözümsüzlük getirir. Bu nedenle de çağdaş toplumun partileri “kitle partileri”dir.

Yani, çıkarları ve dünya görüşleri birbirine yakın olanları bir araya getiren partiler.

Benim içinde bulunduğum Atatürk’ün partisi böyleydi.

İçinde Alevisi de vardı. Sünnisi de… Kürdü de vardı, Lazı, Çerkezi, Arnavutu’da, Gürcüsü de… İşçisi, memuru da vardı, köylüsü de esnafı da..

Hepsinin “ortak kimliği” Kemalizm idi.

CHP güçlüydü. Sol güçlüydü.

Laiklik ve demokrasi ciddi bir tehdit altında değildi!

★★★

Bugün kendisini Kemalizmin mirasçısı sayan iki parti var;

O iki partiden umutlarını kesenlerin bir bölümü ÖDP’de. Kürt kökenlilerin bir bölümü HADEP’te. Alevi kökenlilerin bir bolümü, trilyonlarca liranın direğe çekmeye çatıştığı bir bayrağın altında.

– Sonuç?

Ne ÖDP’nin, ne yeni DBH’nin (Demokratik Barış Hareketi) şansı var. Hatta özel koşulların zorlaması olan HADEP’in bile ciddi bir güç olması uzak bir olasılık.

Sol zayıf.

Laiklik tükeniyor.

Demokrasi çatırdıyor.

Kimin çıkarına bu?.. Kürtlerin mi? Alevilerin mı? Emekçilerin mi? Memurların mı? Solcu aydınların mı?

Bu durum dincilerin, Kürtçülerin çıkarınadır!.. Ulus devleti önündeki tek engel olarak gören “Yeni Dünya Düzeni”nin, emperyalizmin çıkarınadır!..

Çözümün “amipler” gibi bölünmekten değil, birleşmekten geçtiği çok açık.

Etnik, dinsel, mezhepsel, katmansal kimlikleri, bir ortak “ideolojik kimliğin” önüne geçirmenin yanlışlığı ortada.

“CHP kimliğini yitirmiş, DSP’nin ise kapıları kapalı” diye yeni bir partiyi gereksinme gibi görenlerin sayısı her geçen gün çoğalıyor. Ama her kurulan parti de soldaki güçsüzlüğü biraz daha arttırıyor.

Çıkış için tek bir yol var: Ülkenin yarınından çok ciddi endişe duyan herkesin gücünü harekete geçirebilecek bir çatı oluşturmak!

Bunun için de seçenek sayısı sadece üç.

Birincisi, DSP’yi zorlamak.. ideolojik doğrultusunu, tutarlığını bozmadan, içtenlikle katkıda bulunmaya hazır olan herkesi içine alacak bir yapıya zorlamak.
“Delege demokrasisi”ne izin vermeden, parti adaylarının tüm üyelerin oyları ile belirleneceği bir parti içi demokrasiye zorlamak.

İkincisi, CHP’yi yeniden kurmak… Hizipçilik hastalarını, Kemalizm karşıtlarını, kişisel beklentileri uğruna her ideolojiye evet diyebilecek olanları, maddi çıkar peşinde koşanları, artık inandırıcılığını yitirmiş olanları ayıklamak. Yapıyı kişilere göre değil, ideolojiye göre yeniden oluşturmak.

Gücü yadsınamaz olan bir Ecevit’in, tüm haklı eleştirilerini geçersiz kılmak.

Üçüncüsü; tüm gücü, ADD ve ÇYDD gibi sivil toplum örgütlerinde toplamak. Tüm yurda yayılmış, yüz binlerce bilinçli üyenin özverisi ile ayakta duran bir ağ oluşturmak. Onların aracılığı ile soldaki partileri “hizaya” getirmek.

Gelmezlerse, ancak o zaman… o gücün omuzları üzerinde yükselecek artık kaçınılmazlığı herkes tarafından kabul edilen, yeni bir parti kurmak!

★★★

Hiçbir çözüm kolay değil.

Demokraside “kestirme” çözüm ne yazık ki yoktur.

Demokrasi birkaç kahramanın değil yüz binlerce, milyonlarca sıradan yurttaşın çabaları ile yaşar ve gerçeklik kazanır.

Bu küçük bedeli ödemeyi göze alamayan toplumlar, özgürlüklerini yitirecekleri bir yarını, bugünden kabul etmişler demektir!

Orijinal Görsel

Yorum ekle

Yorum yaz

Bir Cevap Yazın